<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aşkın Yıldız</title>
	<atom:link href="http://www.askinyildiz.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.askinyildiz.com</link>
	<description>Problemlerde değil, çözümlerde yaşayın.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 03 Jan 2012 14:27:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Reddedilme korkunuzu aşmak</title>
		<link>http://www.askinyildiz.com/reddedilme-korkunuzu-asmak/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=reddedilme-korkunuzu-asmak</link>
		<comments>http://www.askinyildiz.com/reddedilme-korkunuzu-asmak/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Jan 2012 14:27:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Destek]]></category>
		<category><![CDATA[Duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Kendi]]></category>
		<category><![CDATA[reddedilme korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[reddedilme psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.askinyildiz.com/?p=773</guid>
		<description><![CDATA[Reddedileceğinizden korktuğunuz için yeni ilişkilere başlamaktan çekiniyor musunuz? Sizi yeni ilişkiler ya da arkadaşlık kurmaktan alıkoyan şey reddedilme korkunuz ise, bunun çözümü var. Reddedilme korkunuzun üstesinden gelmeyi öğrenebilirsiniz. Reddedilmenin bizim için bu kadar zor olmasının nedenlerinden biri de aklımızda onun pek çok kötü çağrışımı olmasıdır. Çoğumuz için reddedilme; aşağılanmış, yeteri kadar iyi olmayan, işe yaramaz, [...]<p>Bu yazı <a href="http://www.askinyildiz.com/reddedilme-korkunuzu-asmak/">Reddedilme korkunuzu aşmak</a> Aşkın Yıldız tarafından yazılmış olup: <a href="http://www.askinyildiz.com">Aşkın Yıldız'ın Kişisel Bloğunda</a> yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-774" title="royane-real" src="http://www.askinyildiz.com/wp-content/uploads/2012/01/royane-real.jpg" alt="" width="214" height="320" /></p>
<p>Reddedileceğinizden korktuğunuz için yeni ilişkilere başlamaktan çekiniyor musunuz?</p>
<p>Sizi yeni ilişkiler ya da arkadaşlık kurmaktan alıkoyan şey reddedilme korkunuz ise, bunun çözümü var. Reddedilme korkunuzun üstesinden gelmeyi öğrenebilirsiniz. <span id="more-773"></span></p>
<p>Reddedilmenin bizim için bu kadar zor olmasının nedenlerinden biri de aklımızda onun pek çok kötü çağrışımı olmasıdır. Çoğumuz için reddedilme; aşağılanmış, yeteri kadar iyi olmayan, işe yaramaz, yetersiz ve zavallı gibi kelimelerle özdeşleşmiştir. Bu kelimelerin bize düşündürdükleri reddedilmekten daha çok acı verebilir.</p>
<p>Reddedildiğimizde bu tür olumsuz kelimelere yönelirsek, bir dahaki sefere cesaretimizi toplayıp o konuyla yüzleşmek çok daha zorlaşır.</p>
<p>Reddedilmek, duygusal olarak hassas olan, özgüveni olmayan ya da mutsuz bir çocukluğu olmuş kişiler için çok daha zorlayıcı bir deneyimdir.</p>
<p>Ancak iyi haberlerim var. Eğer duygusal olarak hassas veya çekingenseniz, büyürken çok dazla duygusal destek almadıysanız da yine de reddedilme konusundaki bakış açınızı değiştirebilirsiniz.</p>
<p>Reddedilme konusuna bakış açınızı değiştirmek için çok alıştırma yapmak durumunda kalabilirsiniz ve size destekleyici düşünce yöntemlerini gösterecek iyi bir terapiste ihtiyaç duyabilirsiniz.</p>
<p>Eğer insanlarla etkileşim halinde olmaya karar verdiyseniz ve bazılarının arkadaşınız olması için çalışacaksınız, şu gerçeğe hazırlıklı olmalısınız: Mütemadiyen bazı insanlar sizi reddedecek.</p>
<p>Bu biraz korkutucu görünebilir ancak reddedilmenin sizin için daha az acı veren bir deneyim olması için bazı adımlar atabilirsiniz.</p>
<p>İşte burada reddedilme korkunuzu aşmak için yapabileceğiniz şeylerin kısa bir listesi var:</p>
<p>• Kendinize neden reddedilme korkunuzun üstünden gelmek istediğinizi hatırlatın.<br />
• Reddedilme konusunda kendi kendinize ne dediğinizi değiştirin. Kendi değerinizi başka insanların sizi kabul veya reddetmesine bağlamayın.<br />
• Yeni ilişkiler geliştirmek için küçük ama ciddi adımlar atın.<br />
• Diğer insanın iletişime açık olduğuna dair işaretler arayın.<br />
• İnsanlara yaklaşırken, bunun bir alıştırma olduğunu ve sayılmayacağını kendinize söyleyin.<br />
• Diğer insanlarla daha çok iletişim kurun.</p>
<p>Reddedilme ihtimalini ve sıklığını azaltmanın yollarından biri de ilişkilerinizin yavaş yavaş gelişmesine izin vermektir. Küçük adımlar atın. İlişkileriniz yavaş yavaş gelişirken yine diğer insana yaklaşmak için çaba göstermek zorundasınız ancak bu kez çabalarınız daha sıradan ve ılımlı olacaktır.</p>
<p>Arkadaş olmak istediğiniz insanla konuşurken vücut diline ve yüzündeki ifadelere dikkat edin. Cesaret verici gülümseler ve baş sallamaları mı alıyorsunuz? Bu kişinin vücudu kapalı bir duruş mu sergiliyor? Diyaloga devam etmek için isteklilik gözlemliyor musunuz?</p>
<p>Eğer diğer insan sizin arkadaşlığınızdan keyif alıyor gibi görünüyorsa ve konuşmaya devam etmek için isteklilik gösteriyorsa, muhtemelen arkadaşlığınızı daha ileri götürmek için getireceğiniz önerilere de açık olacaktır.</p>
<p>Bu korkutucu gelebilir ancak reddedilme korkusunu aşmanın en iyi yollarından biri de kendinizi sürekli reddedileceğiniz durumlara sokmaktır. Bu strateji özellikle utangaçlığı tedavi etmede bazı terapistler tarafından kullanılır.</p>
<p>Eğer sizi tedirgin eden durumlarla düzenli olarak yüzleşiyorsanız, anksiyeteniz gün geçtikçe azalabilir. Ancak bu yolda ilerlerken size olumsuz ve kendinize saldıran düşünceleriniz yerine nasıl yeni düşünce yolları koyacağınızı gösteren bir terapiste ihtiyaç duyabilirsiniz.</p>
<p>Kendinize sorunlarınızla yüzleşebileceğinizi kanıtladığınızda, korkular üzerinizdeki etkilerini kaybedeceklerdir.</p>
<p>Eğer reddedilmekten korkuyorsanız, şöyle düşünceleriniz olabilir: “Değerim tamamen insanların beni kabul etmesine ve onaylamasına bağlı. Eğer insanlar beni onaylamazlarsa, tamamen yıkılacağım ve çok kötü hissedeceğim çünkü bu değersiz olduğum anlamına gelecek. Eğer bir kişi beni reddediyorsa, bu tüm hayatım boyunca reddedileceğim anlamına gelir.”</p>
<p>Bu tarz düşünceyle gelen olumsuz duygulardan öylesine yorgun düşeriz ki, bu düşünce sürecinin gerçekleri çarpıttığını bile göremeyiz.</p>
<p>Eğer insanlara yaklaşmayı sürdürürseniz, reddedilmenin sosyal hayatın bir parçası olduğunu görürsünüz. Bu sizin diğerlerinden daha fazla kusurlu bir insan olduğunuz anlamına gelmez.</p>
<p>İnsanların bizi reddedip reddetmemelerini kontrol edemeyecek olsak da, reddedilmeye verdiğimiz tepkileri değiştirebiliriz. Reddedildiğimizde kendimizi suçlamak zorunda değiliz. Ya da reddedilme ihtimalimiz olduğu için diğer insanlarla etkileşime geçmeyi bırakmak.</p>
<p>Diğerleriyle iletişime kurmaktan vazgeçtiğimizde, biz sadece acıdan ve rahatsızlık duygusundan uzaklaşmış olmuyoruz aynı zamanda diğer insanların bize sunabilecekleri potansiyel sıcaklık, rahatlık, eğlence ve heyecan gibi duygulardan da mahrum kalıyoruz.</p>
<p>Eğer kendinizi bir insanın size “hayır” diyeceği bir konuma sokmamak için uğraşıyorsanız, hiçbir zaman “evet” denecek konumda olamayacağınızı da unutmayın.</p>
<p>İnsanlarla daha çok etkileşim kurduğunuzda, bazı insanların sizi reddetme ihtimali artacaktır. Ancak bu riski göze alarak aynı zamanda sizi kabul edecek insanların sayısını da artırmış olacaksınız.</p>
<p>Sizi gerçekten tek kabul etmesi gereken kişi ise sizsiniz!</p>
<p><a title="Royane Real" href="http://www.royane.com"><br />
Royane Real</a></p>
<p>Bu yazı <a href="http://www.askinyildiz.com/reddedilme-korkunuzu-asmak/">Reddedilme korkunuzu aşmak</a> Aşkın Yıldız tarafından yazılmış olup: <a href="http://www.askinyildiz.com">Aşkın Yıldız'ın Kişisel Bloğunda</a> yayınlanmıştır.</p>
<h4>İlgili Etiketler:</h4><ul><li><a href="http://www.askinyildiz.com/reddedilme-korkunuzu-asmak/" title="reddedilme psikolojisi">reddedilme psikolojisi</a></li><li><a href="http://www.askinyildiz.com/reddedilme-korkunuzu-asmak/" title="royane real reddedilme korkunuzu aşmak">royane real reddedilme korkunuzu aşmak</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.askinyildiz.com/reddedilme-korkunuzu-asmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Düşünceleriniz sizi ele geçirdiğinde ne yapmalısınız?</title>
		<link>http://www.askinyildiz.com/dusunceleriniz-sizi-ele-gecirdiginde-ne-yapmalisiniz/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=dusunceleriniz-sizi-ele-gecirdiginde-ne-yapmalisiniz</link>
		<comments>http://www.askinyildiz.com/dusunceleriniz-sizi-ele-gecirdiginde-ne-yapmalisiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Dec 2011 06:34:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Alana]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Bazı]]></category>
		<category><![CDATA[Beni]]></category>
		<category><![CDATA[benim]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Derin]]></category>
		<category><![CDATA[Durum]]></category>
		<category><![CDATA[Ele]]></category>
		<category><![CDATA[En Iyi]]></category>
		<category><![CDATA[Eve]]></category>
		<category><![CDATA[Evrensel]]></category>
		<category><![CDATA[Kendi]]></category>
		<category><![CDATA[Meditasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Parlak]]></category>
		<category><![CDATA[Sabah]]></category>
		<category><![CDATA[Sinir]]></category>
		<category><![CDATA[Tek]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.askinyildiz.com/?p=761</guid>
		<description><![CDATA[“Kahretsin! Neden bir saniye bile düşünmeye ara veremiyorum?” Sabah yedide meditasyon yapmaya çalışırken kendi kendime tekrarladığım cümle buydu. Bazı günler düşüncelerimin yavaşladığı ve bir süre sonra durduğu o derin meditasyon alanına girmeyi başarabiliyorum. Bunlar en iyi meditasyon seanslarım oluyor. Evrensel Zihnin akışının farkında oluyorum ama kendimi ondan ayırabiliyorum. Her şeyin olduğu haliyle iyi olduğunu hissine [...]<p>Bu yazı <a href="http://www.askinyildiz.com/dusunceleriniz-sizi-ele-gecirdiginde-ne-yapmalisiniz/">Düşünceleriniz sizi ele geçirdiğinde ne yapmalısınız?</a> Aşkın Yıldız tarafından yazılmış olup: <a href="http://www.askinyildiz.com">Aşkın Yıldız'ın Kişisel Bloğunda</a> yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-762" title="angela-artemis" src="http://www.askinyildiz.com/wp-content/uploads/2011/12/angela-artemis.jpg" alt="" width="150" height="150" /></p>
<p>“Kahretsin! Neden bir saniye bile düşünmeye ara veremiyorum?” Sabah yedide meditasyon yapmaya çalışırken kendi kendime tekrarladığım cümle buydu.<span id="more-761"></span></p>
<p>Bazı günler düşüncelerimin yavaşladığı ve bir süre sonra durduğu o derin meditasyon alanına girmeyi başarabiliyorum. Bunlar en iyi meditasyon seanslarım oluyor. Evrensel Zihnin akışının farkında oluyorum ama kendimi ondan ayırabiliyorum. Her şeyin olduğu haliyle iyi olduğunu hissine sahip oluyor ve netlik hissediyorum. Hafif bir mutluluk ve neşe veren evrensel bağlantının farkındayım. Düşünceler beni yeniden esir alana kadar bu evrensel akışla ilerliyorum. Ardından meditasyonun bana verdiği mutluluğu da yanıma alıyor ve işlerimi yapmaya koyuluyorum.</p>
<p>Ancak bugün bu akışa kendimi kaptıramadım. Çünkü ben kendimi akışa bırakmaya hazırlanırken bir büyük düşünce, ardından bir tanesi daha önümde beliriyor ve ben pes edene kadar bu böyle gidiyordu. Tek duyduğum şuydu: “Yapmam gereken işler var. Spor yapmalıyım. Eve süt almak gerekiyor. Bankamatiğe uğramalı ve para çekmeliyim.”</p>
<p>Her bir düşünceyle beraber gözlerimi daha sıkı kapadım ve “HAYIR şu an değil!” dedim. Fakat durmadılar. Tekrar nefesimi takip ettim ve düşüncelerim bir şekilde yavaşladı ama o özlediğim sakinliğe ulaşabileceğim kadar da değil.</p>
<p>Sonra günlüğüme yazarken bir anda şunu anladım: Çok fazla zorluyordum. Akışa kaptırmak için kendinizi zorlayamazsınız. Bu iş böyle olmaz.</p>
<p>Bu bana küçük bir kız çocuğuyken doktorun muayenesinde olduğum iğneleri hatırlattı. Derimin uzun, ince, parlak bir iğne tarafından delineceği düşüncesi beni ürpertiyordu. Ve annem ya da hemşire rahatlamam gerektiğiyle ilgili ne söylerlerse söylesinler bu benim daha da kasılmamı engellemiyordu. Sonuçta da bu daha çok canımın acımasına neden oluyordu.</p>
<p>Bu sinir bozucu düşüncelerle ilgili de aynı durum söz konusu. Kendimi düşünmemeye zorlamak hiçbir işe yaramıyor, aksine durumu daha da zorlaştırıyor. Yapılması gereken şey ise meditasyonu bölen bu düşüncelerin gelmelerine izin vermek ve tepkisiz kalabilmek. Tüm acı direnmeden kaynaklanıyor.</p>
<p>Direnme bir çeşit kontroldür. Düşüncelerinize direnmek, onları kontrol etmeye çalışmakla aynı şeydir. Kendi düşüncelerinizi bir başka insanın düşüncelerini ya da bir durumu kontrol ettiğinizden daha fazla kontrol edemezsiniz. Bu bir insan ya da durum olsun aslında tüm yapabileceğiniz şey anda olmak, gözlemlemek ve gitmesine izin vermek. Onlarla tartışmaya başladığınız anda bu istekler savaşına dönüşür. Ardından işin içine ego girer ve ego kaybetmekten nefret eder.</p>
<p>Direnme hayatımızın her alanında karşımıza çıkabilir, sadece sabah meditasyonlarımızda değil. Günlüğüme yazarken hayatımda direnmenin problem yarattığı diğer alanları düşündüm. Mutsuz ilişkime nasıl da yapıştığımı hatırladım. Çünkü o ilişkinin bittiğini kabul etmeye direnmiştim. Ayrıca evi satıp taşınmam gerektiği zaman da direnmekten vazgeçmenin benim için ne kadar uzun zaman aldığını hatırladım. Bir de kalbimden geçen işi yapmaya ne kadar uzun süre direndiğimi anımsadım. Böylece en iyi meditasyon seanslarımın düşüncelerime direnmediğim zamanlarda olduğunu anladım. Düşüncelerim geliyor ve eğer ben direnç göstermezsem kendi kendilerine gidiyorlardı.</p>
<p>Çok açık bir şekilde direnmenin hayatımızın doğal akışını kesintiye uğrattığını fark ettim. Direnmek için kullandığımız enerji, hayatımızdaki deneyimlerden edineceğimiz keyfi engelliyor. Direnmek boşunadır çünkü direnirken umduğumuz şey acıyı önlemektir ama aksine direnme sonucunda daha çok acı ortaya çıkar. Bunu anladığımdan beri kendi kendime şu sözü tekrarlıyorum: “Hiçbir şeye direnme.”</p>
<p>Sizin de hayatınızda değişime direndiğiniz alanlar var mı? Onların sizi nasıl etkilediğini görebiliyor musunuz? Eğer direnmeyi bırakırsanız ve set çekmezseniz hayatınız nasıl değişir?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a title="Angela Artemis" href="http://www.poweredbyintuition.com/">Angela Artemis</a></p>
<p>Bu yazı <a href="http://www.askinyildiz.com/dusunceleriniz-sizi-ele-gecirdiginde-ne-yapmalisiniz/">Düşünceleriniz sizi ele geçirdiğinde ne yapmalısınız?</a> Aşkın Yıldız tarafından yazılmış olup: <a href="http://www.askinyildiz.com">Aşkın Yıldız'ın Kişisel Bloğunda</a> yayınlanmıştır.</p>
<h4>İlgili Etiketler:</h4><ul><li><a href="http://www.askinyildiz.com/dusunceleriniz-sizi-ele-gecirdiginde-ne-yapmalisiniz/" title="aşk meditasyon örnekleri">aşk meditasyon örnekleri</a></li><li><a href="http://www.askinyildiz.com/dusunceleriniz-sizi-ele-gecirdiginde-ne-yapmalisiniz/" title="düsüncelerime nasil kurtulurum">düsüncelerime nasil kurtulurum</a></li><li><a href="http://www.askinyildiz.com/dusunceleriniz-sizi-ele-gecirdiginde-ne-yapmalisiniz/" title="gitmesine izin vermek gerekir">gitmesine izin vermek gerekir</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.askinyildiz.com/dusunceleriniz-sizi-ele-gecirdiginde-ne-yapmalisiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayatınızda Ne Olursa Olsun Gizlice Mutlu Olun</title>
		<link>http://www.askinyildiz.com/hayatinizda-ne-olursa-olsun-gizlice-mutlu-olun/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=hayatinizda-ne-olursa-olsun-gizlice-mutlu-olun</link>
		<comments>http://www.askinyildiz.com/hayatinizda-ne-olursa-olsun-gizlice-mutlu-olun/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Nov 2011 14:36:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Annem]]></category>
		<category><![CDATA[Belli]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Bunu]]></category>
		<category><![CDATA[cevap]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Robert Henry Schwenk]]></category>
		<category><![CDATA[Elini]]></category>
		<category><![CDATA[Gizlice]]></category>
		<category><![CDATA[Hafif]]></category>
		<category><![CDATA[Iyi]]></category>
		<category><![CDATA[Komiklik]]></category>
		<category><![CDATA[Marka]]></category>
		<category><![CDATA[Mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[Mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Olay]]></category>
		<category><![CDATA[Olsun]]></category>
		<category><![CDATA[Pek]]></category>
		<category><![CDATA[Senin]]></category>
		<category><![CDATA[Terk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.askinyildiz.com/?p=754</guid>
		<description><![CDATA[Sır tutabilir misiniz? Ama gerçekten büyük bir sırrı saklayabilir misiniz? Eğer yapabilirseniz, kendinizi mutlu etme konusunda herkesten bir adım öndesiniz demektir. Hepimizin hayatlarında farklı derecelerde dramlar her an yaşanır. Kontrolümüzün dışında pek çok olay gerçekleşir. Bu durumla nasıl başa çıkıyorsunuz? Steve ofisime geldiğinde bir kamyonun altında kalmış kadar kötü görünüyordu. Gerçekten de elbiseleri kirliydi ve [...]<p>Bu yazı <a href="http://www.askinyildiz.com/hayatinizda-ne-olursa-olsun-gizlice-mutlu-olun/">Hayatınızda Ne Olursa Olsun Gizlice Mutlu Olun</a> Aşkın Yıldız tarafından yazılmış olup: <a href="http://www.askinyildiz.com">Aşkın Yıldız'ın Kişisel Bloğunda</a> yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-755" title="Dr.-Robert-Henry-Schwenk" src="http://www.askinyildiz.com/wp-content/uploads/2011/11/Dr.-Robert-Henry-Schwenk.jpg" alt="" width="160" height="167" /></p>
<p>Sır tutabilir misiniz? Ama gerçekten büyük bir sırrı saklayabilir misiniz? Eğer yapabilirseniz, kendinizi mutlu etme konusunda herkesten bir adım öndesiniz demektir.<span id="more-754"></span></p>
<p>Hepimizin hayatlarında farklı derecelerde dramlar her an yaşanır. Kontrolümüzün dışında pek çok olay gerçekleşir. Bu durumla nasıl başa çıkıyorsunuz?</p>
<p>Steve ofisime geldiğinde bir kamyonun altında kalmış kadar kötü görünüyordu. Gerçekten de elbiseleri kirliydi ve hafiften burnu kanıyordu.</p>
<p>“Sana ne çarptı?” diye sordum.</p>
<p>Steve şöyle cevap verdi: “Size gelirken yolda soyuldum. Zaten son zamanlarda hayatım rayından çıkmış gibi. Karım çocukları da alıp beni terk etti. 17 yıllık işyerimden ayrıldım. Annem iki hafta önce vefat etti. Babamı zaten daha önce kaybetmiştik. Ayrıca evimi ipotek ettirmek üzereyim. Ben sadece pek mutlu değilim.”</p>
<p>Özür dilerim ama, Steve’in o kadar şey sıraladıktan sonra “Ben sadece pek mutlu değilim” değilim demesi beni az kalsın güldürüyordu. Steve bunu komiklik olsun diye söylememişti. Bu söz yaşadıklarının özeti gibiydi. Öncelikle onunla tuvalete gittik ve elini yüzünü yıkadık. Sonra konuşmak için tekrar ofisime döndük. Steve’in yetiştirilme tarzına göre hayatta mutluluk iyi bir işe sahip olmakla, doğru semtte oturmakla, belli bir marka arabayı sürmekle ve iyi bir aileye sahip olmakla yakından ilişkiliydi. Ve Steve tüm bunları birkaç hafta içinde kaybetmişti.</p>
<p>Steve’a “Sana özel bir yöntem öğreteceğim. Bu, problemlerini iyileştirmeyecek ama onlarla yüzleşirken sana yardımcı olacak. Sır tutabilir misin?” dedim. Eminim ona bu pek hafif geldi ama o an her şeyi deneyebilecek bir durumdaydı.</p>
<p>Ona mutluluğun dışarıda değil, içeride olduğunu söyledim. Eğer isterse büyük bir trajedinin ortasındayken bile mutlu olabileceğini belirttim. Sadece bunu hatırlaması ve içinde bulunduğu her duruma uygulaması gerekiyordu. “Maalesef senin de ilk elden deneyimlediğin gibi dış şartlara bağlı olmak, mutluluk getirmez. Kendine her zaman iç dünyanda sığınabileceğin bir liman yaratmalısın. Böylece hiçbir şey seni mahvedemez” dedim.</p>
<p>İçinizde dış dünyadan kaçıp sığınabileceğiniz bir yer oluşturmalısınız. Burası sizin için evrenin merkezi olmalı. Burada hiçbir şeyin mahvedemediği sonsuz bir uyum yakalayabilirsiniz. İşte ne olursa olsun, her zaman mutlu olabilen insanların sırrı buradadır. Kendi içlerinde bir merkez yaratmalarında. Siz de günde birkaç dakikanızı içinizdeki merkezi bulmak için ayırarak bu insanların arasına katılabilirsiniz.</p>
<p>Etrafımızdaki dünya yerle bir olabilir ama biz her şeye rağmen yine de mutlu kalabiliriz. Dış dünyadan etkilenmemek, bu dünyadan elinizi ayağınızı çekeceğiniz anlamına da gelmiyor. İçinizdeki bu yerde ruhunuzu yenileyebilir ve güçlü yanlarınıza ulaşabilirsiniz. Günde birkaç dakikanızı ayırarak içinizdeki merkezi bulmak, problemlerinizi çözer mi? Hayır. Ama kesinlikle onlarla baş etmenizi kolaylaştırır. Mutluluğunuzun kendi ellerinizde olduğunu görün ve şu an kendi mutluluğunuzu sağlamak için her gün birkaç dakikanızı ayıracağınıza dair kendinize söz verin.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a title="Dr. Robert Henry Schwenk" href="http://themeaningoflifewithdrbob.com/blog/">Dr. Robert Henry Schwenk</a></p>
<p>Bu yazı <a href="http://www.askinyildiz.com/hayatinizda-ne-olursa-olsun-gizlice-mutlu-olun/">Hayatınızda Ne Olursa Olsun Gizlice Mutlu Olun</a> Aşkın Yıldız tarafından yazılmış olup: <a href="http://www.askinyildiz.com">Aşkın Yıldız'ın Kişisel Bloğunda</a> yayınlanmıştır.</p>
<h4>İlgili Etiketler:</h4><ul><li><a href="http://www.askinyildiz.com/hayatinizda-ne-olursa-olsun-gizlice-mutlu-olun/" title="Nöro-pazarlama ve hipnotik satış teknikleri">Nöro-pazarlama ve hipnotik satış teknikleri</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.askinyildiz.com/hayatinizda-ne-olursa-olsun-gizlice-mutlu-olun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Biriciksiniz ve Özel Yetenekleriniz var!</title>
		<link>http://www.askinyildiz.com/biriciksiniz-ve-ozel-yetenekleriniz-var/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=biriciksiniz-ve-ozel-yetenekleriniz-var</link>
		<comments>http://www.askinyildiz.com/biriciksiniz-ve-ozel-yetenekleriniz-var/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Nov 2011 14:26:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Biriciksiniz]]></category>
		<category><![CDATA[Biz]]></category>
		<category><![CDATA[Bunun]]></category>
		<category><![CDATA[Derin]]></category>
		<category><![CDATA[Devre]]></category>
		<category><![CDATA[Diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Karin Volo]]></category>
		<category><![CDATA[Nadir]]></category>
		<category><![CDATA[Onu]]></category>
		<category><![CDATA[Sayfa]]></category>
		<category><![CDATA[Ses]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[Yeteneklerinizi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.askinyildiz.com/?p=749</guid>
		<description><![CDATA[Maalesef birçok insan kendisinin en kötü eleştirmenidir. İçimizde bizi sürekli yargılayan, eleştiren, karşılaştıran ve her yaptığımızı küçümseyen bir diyalog sürüp gitmekte. Bunun farkında olduğumuz nadir anların dışında çoğu zaman otomatik olarak böyle düşünme eğiliminde oluyoruz. Çoğu zaman bu kendimizle ilgili tek ses oluyor ve bunun tamamen normal olduğunu düşünüyoruz. Doğduğumuz andan 6-7 yaşına kadar, etrafımızda [...]<p>Bu yazı <a href="http://www.askinyildiz.com/biriciksiniz-ve-ozel-yetenekleriniz-var/">Biriciksiniz ve Özel Yetenekleriniz var!</a> Aşkın Yıldız tarafından yazılmış olup: <a href="http://www.askinyildiz.com">Aşkın Yıldız'ın Kişisel Bloğunda</a> yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-750" title="Karin-Volo" src="http://www.askinyildiz.com/wp-content/uploads/2011/11/Karin-Volo.jpg" alt="" width="160" height="240" /></p>
<p>Maalesef birçok insan kendisinin en kötü eleştirmenidir. İçimizde bizi sürekli yargılayan, eleştiren, karşılaştıran ve her yaptığımızı küçümseyen bir diyalog sürüp gitmekte. Bunun farkında olduğumuz nadir anların dışında çoğu zaman otomatik olarak böyle düşünme eğiliminde oluyoruz. Çoğu zaman bu kendimizle ilgili tek ses oluyor ve bunun tamamen normal olduğunu düşünüyoruz. <span id="more-749"></span>Doğduğumuz andan 6-7 yaşına kadar, etrafımızda gördüğümüz ve duyduğumuz her şeyi özümseyen bir kayıt makinesi veya beyaz sayfa gibi oluyoruz. Bu yaştan sonra ise kendi fikirlerimiz olmaya başlıyor ve kendi bilinçli düşünme sürecimiz başlıyor. Ama durumlara nasıl tepki verdiğimiz ise ilk 7 yılımızda çoktan belirlenmiş oluyor ve bu sürede edindiklerimiz, bilinçaltımıza dahil olan bir inanç sistemi haline geliyor. Hangi ortamda yetiştiğimiz ne kadar başarılı ya da başarısız olduğumuzu etkiliyor. İyi haber ise beyinlerimizi yeniden programlamamızı sağlayacak yollar keşfediyoruz ve artık birçok uzman bilinçaltımızda derin kök salmış inanç sistemlerini değiştirmek için bilinci nasıl devre dışı bırakabileceğimizi öğretiyor.</p>
<p>Tüm bunlardan bahsediyorum çünkü hepimizin üstünde çalışmamız gereken kendimize özgü yeteneklerimizin olduğunu anlamaya ihtiyacımız var. Ve çoğu zaman biz kendimizin en acımasız eleştirmeni olduğumuzdan bu özel yetenekleri keşfetmekte zorlanıyoruz. Yeteneklerinizi tanımaya başladığınızda, içinizdeki eleştirel sesin farkında olun ve onu sakinleştirin. Neden gerçekten burada olduğunuzu ve neye katkı sağlamak dünyaya geldiğinizi anlamayı hak ediyorsunuz. Size özel yeteneği keşfetmek de bu sürecin bir parçası.</p>
<p>Bu yetenekler sizin çok doğal olarak iyi yaptığınız şeylerdir. Onlar sizin bir parçanızdır ve onları yaparken zorlanmazsınız. Bu nedenle de onların ne olduğunu bulmakta zorlanabilirsiniz. Büyük ihtimalle bu şeyleri çocukluğunuzdan beri yapıyorsunuz. Eşsiz doğanızın ne olduğunu anlamanızı kolaylaştıracak bazı yöntemler var ve ben size biraz bunlardan bahsedeceğim.</p>
<p>İlk yol, hayatınızı ve hayatta ne sevdiğinizi düşünmektir. Size doğal olarak gelen şey ne ve ne yapmaktan gerçekten keyif alıyorsunuz? Bu etkinlik her neyse size çok kolay gelir ve ne zaman yapsanız kendinizi iyi hissedersiniz. Kendinize şu soruları sorun: Ne zaman hayatınızda bir şeylerin iyi gittiğini hissettiniz ve o zamanlarda ne yapıyordunuz? Hayatınızdaki en iyi anlar nelerdir ve neden? Yaparken gerçekten iyi hissettiğiniz aktiviteleri, olayları veya durumları listelemeye başlayın.</p>
<p>Ardından, sizi iyi tanıyan ve güvendiğiniz insanlara – bu kişiler aileniz, kardeşleriniz, eşiniz, çocuklarınız, arkadaşlarınız, iş arkadaşlarınız veya terapistiniz olabilir- şu soruları sorun: Beni herkesten ayıracak bir şekilde neyi iyi yapıyorum? Diğer insanlara zor gelip de bana kolay gelen şey nedir? Beni özel ve farklı yapan şeyin ne olduğunu düşünüyorsun? Bu insanlardan aldığınız cevapları yazın. Bu alıştırma sayesinde diğerlerinin sizi nasıl gördüğünü öğrenir ve sonuçlara şaşırabilirsiniz. Ve bu sizin kendi yeteneklerinizi tanımanızı kolaylaştırır.</p>
<p>Önereceğim bir diğer alıştırma ise işle ilgili. Sahip olduğunuz tüm işlere bakın ve sizi o işlerde farklı yapan şeylerin ne olduğunu belirleyin. Bunlar sizin başarılarınız ve diğerlerine en fazla yararlı olduğunuz şeylerdir. Bunlar ulaştığınız özel hedefler ya da verdiğiniz destek olabilir. Bunlar sizin patronunuzun, müşterilerinizin, çalışanlarınızın ve iş arkadaşlarınızın sizde takdir ettikleri şeylerdir.</p>
<p>Tüm bu üç listeyi tamamladıktan sonra, listelerde ortak olan şeylerin neler olduğuna bakabilirsiniz. Hepsinde karşınıza çıkan şey nedir? Çoğu insan, kendi özel yetenekleri üzerine çok az vakit harcar ve bu onlarda memnuniyetsizliğe yol açar. Eğer özel yeteneklerinizin ne olduklarını biliyorsanız, o zaman gün ve saatlerinizi onlara göre programlamaya başlayabilirsiniz. Çoğu zaman insanların kendi yeteneklerini keşfedip hangi işi severek yapacaklarını bulmaktan çok kendilerini bir iş tanımına sokmaya çalıştıklarını görüyoruz.</p>
<p>Mutluluk bir amaç değil, süreçtir. Kendinizi, özel yeteneklerinizi bilmek ve dünyada nasıl fark yaratabileceğinizi keşfetmek hayatınıza olumlu yönde etki eder. Bu iç çalışmayı yapmak için zaman ayırın. Bir süre sonra kendinizi daha iyi bir hayata doğru yol alırken bulacaksınız! Hiç şüphesiz siz özel ve biriciksiniz! Asıl soru şu: SİZ bunun farkında mısınız?</p>
<p><a title="Karin Volo" href="http://inspiringyourverybest.com/blog">Karin Volo</a></p>
<p>Bu yazı <a href="http://www.askinyildiz.com/biriciksiniz-ve-ozel-yetenekleriniz-var/">Biriciksiniz ve Özel Yetenekleriniz var!</a> Aşkın Yıldız tarafından yazılmış olup: <a href="http://www.askinyildiz.com">Aşkın Yıldız'ın Kişisel Bloğunda</a> yayınlanmıştır.</p>
<h4>İlgili Etiketler:</h4><ul><li><a href="http://www.askinyildiz.com/biriciksiniz-ve-ozel-yetenekleriniz-var/" title="Karin volo Yazıları">Karin volo Yazıları</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.askinyildiz.com/biriciksiniz-ve-ozel-yetenekleriniz-var/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kendinizi olumsuz olarak yargılamaktan nasıl kurtulursunuz?</title>
		<link>http://www.askinyildiz.com/kendinizi-olumsuz-olarak-yargilamaktan-nasil-kurtulursunuz/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kendinizi-olumsuz-olarak-yargilamaktan-nasil-kurtulursunuz</link>
		<comments>http://www.askinyildiz.com/kendinizi-olumsuz-olarak-yargilamaktan-nasil-kurtulursunuz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Nov 2011 13:14:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Finansal Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[daima]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Ronald Alexander]]></category>
		<category><![CDATA[emin]]></category>
		<category><![CDATA[Insan]]></category>
		<category><![CDATA[kendinizi]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.askinyildiz.com/?p=611</guid>
		<description><![CDATA[Birçok insan, başarılı olan kişilerin kendileri hakkında daima iyi hissettikleri, güvensizlik ve kendinden emin olmama gibi sorunları hiç yaşamadıkları yanılgısına sahiptir. Çok başarılı, yaptıklarıyla kendilerini herkese hayran bırakan birçok danışanım oldu ve onların da kendilerine karşı ne kadar acımasız olabildiklerini gördüm. Kendileriyle ilgili pek çok kötü düşünceye sahip olmalarına rağmen, kıskanılacak bir yaşam sürmeyi başarıyorlardı. [...]<p>Bu yazı <a href="http://www.askinyildiz.com/kendinizi-olumsuz-olarak-yargilamaktan-nasil-kurtulursunuz/">Kendinizi olumsuz olarak yargılamaktan nasıl kurtulursunuz?</a> Aşkın Yıldız tarafından yazılmış olup: <a href="http://www.askinyildiz.com">Aşkın Yıldız'ın Kişisel Bloğunda</a> yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-612" title="Dr. Ronald Alexander" src="http://www.askinyildiz.com/wp-content/uploads/2011/11/Ron_93_200x232.jpg" alt="" width="200" height="232" /></p>
<p>Birçok insan, başarılı olan kişilerin kendileri hakkında daima iyi hissettikleri, güvensizlik ve kendinden emin olmama gibi sorunları hiç yaşamadıkları yanılgısına sahiptir. Çok başarılı, yaptıklarıyla kendilerini herkese hayran bırakan birçok danışanım oldu ve onların da kendilerine karşı ne kadar acımasız olabildiklerini gördüm. Kendileriyle ilgili pek çok kötü düşünceye sahip olmalarına rağmen, kıskanılacak bir yaşam sürmeyi başarıyorlardı. <span id="more-611"></span></p>
<p>Ancak kendileri hakkındaki olumsuz hisleriyle dış dünyadaki başarıları arasındaki kopukluk, onları daha huzurlu ve daha tatmin edici bir yaşam sağlayacak değişimler gerçekleştirmekten alıkoyuyor. Bu nedenle değişim onlara kendini dayatana kadar hareketsiz kalıyor ve karşılarına çıkan hemen her krizde yıkılıyorlar.</p>
<p><strong>Kendini olumsuz yargılamanın yıkıcı gücü</strong><br />
Ne kadar başarılı olursak olalım, ne kadar mutlu görünürsek görünelim, hepimiz kendimizle ilgili bazı olumsuz yargılara sahibizdir. Bu olumsuz yargılar bizim hayatımızı daha iyiye doğru değiştirmemiz için gerekli olan gücü keşfetmekten bizi alıkoyar. Ancak daha olumlu düşünce kalıplarına geçtiğimiz zaman, krizler yıkıcı olmaktan çıkar ve tutkulara ve iç kaynaklara yönelmek çok daha kolay olur ve güvenle ilerlersiniz.</p>
<p>Olumlu düşünce gerçekten de güçlüdür ancak kendinize gerçekçi olmayan hedefler koymayın ve yıllardır etkisinde olduğunuz düşünce alışkanlıklarını hemen değiştirebileceğinizi düşünmeyin. Burada amaç, bu kendini yargılamalara bir anlam yüklemekten vazgeçmektir. Çünkü ancak onları dikkate aldığınızda onlar sizi aşağı doğru çekmeyi becerebilirler. Farkındalık alıştırmasıyla kendinizi ne zaman alaşağı ettiğinizi fark etmeyi öğrenebilir ve kendini eleştirme alışkanlığınızı değiştirmeye başlayabilirsiniz.</p>
<p><strong>Aklınızda dönüp duran hikayeler</strong><br />
Çoğu zaman, akılcı tarafınız gerçeği çarpıtma eğilimindedir. Sadece “Ben utangacım” demek yerine akıl şöyle düşünceler üretir: “Ben utangacım ve bu yüzden hiç bir zaman sevgili bulamayacağım. Utangaçlığım beni sevimsiz kılıyor” Aynı şekilde dışa dönük bir kimsenin de aklında onu güçsüz düşüren şu tür bir hikaye olabilir: “Ben dışadönüğüm. Annem bu yönümden hiçbir zaman hoşlanmadı ve bu durum kardeşlerimi de utandırmışa benziyor. Belki de birçok zaman kendimi küçük düşürdüm. Diğer insanlarla iletişim kurmaya fazla istekliyim. Bu da duygusal olarak onlara muhtaçmışım gibi algılanmama ve bu insanların bana yukarıdan bakmasına neden oluyor.” Kendinizi sağlıksız bir şekilde olumsuz yargılara boğduğunuzun farkında olmayabilirsiniz bile.</p>
<p><strong>Kendinizle ilgili olumsuz yargılamalara yeni bir bakış açısı ile bakmak</strong><br />
Farkındalık ve kendini keşfetme alıştırmalarıyla, olumsuz yargıları nötr hale getirebilir hatta onları olumluya çevirebilirsiniz. Kendinize odaklı olmak ve iç çatışmalarınıza odaklanmak bencilce gelebilir ancak zaman zaman dikkatinizi kendinize ve kendi ihtiyaçlarınıza yöneltmek çok önemlidir. Eğer kendinizi “duygusuz” hissediyorsanız bu özelliği “cesur” veya “girişken” olarak yeniden tanımlayabilirsiniz. Eğer kendinizi “güçsüz” buluyorsanız, bir de kendinize “diğerlerinin duygularına duyarlı” biri olarak bakmayı deneyin.</p>
<p>Şimdi size “Wise Mind, Open Mind” kitabımdan olumsuz yargılarınıza yeni bir açıdan bakmanızı sağlayacak bazı aşamaları paylaşmak istiyorum.</p>
<p>1. Yargıyı tespit edin ve etiketleyin. Ona “samimiyetsiz” ya da “insanları memnun etmeye çalışan” gibi basit isimler verin.</p>
<p>2. Yargının kalitesini keşfedin. Kendinize “Bu yargı şu an benim kendimi nasıl hissetmemi sağlıyor?” diye sorun. Örneğin beni utanmış, kızgın ya da suçlu mu hissettiriyor? Bu duygunun size iyi gelip gelmediğineveya huzurunuzu kaçırıp kaçırmadığına dikkat edin.</p>
<p>3. Bu huzursuz edici düşünce ya da his için bir çare bulun. Kendinize “Daha farklı bir şekilde düşünebilir miyim veya hissedebilir miyim?” “Hangi his veya düşünce beni bu sağlıksız düşünce durumundan çıkarırdı?” gibi sorular sorun.</p>
<p>4. Yeni bir düşünce, his veya imge oluşturun ve onu sıkıca tutun. Onu gözünüzde canlandırın ve vücudunuzda hissedin. Rahatlama, heyecan veya tamamlanma gibi hislere kendinizi bırakın.</p>
<p>5. Bir değişim yaşayıp yaşamadığınızı değerlendirin. Kendinize “Bana iyi gelmeyen o histen, düşünceden uzaklaşıp olumsuz yargılamayı bir kenara bırakabildim mi?” diye sorun. Eğer yapabildiyseniz, çare olarak bulduğunuz yeni hislerin, düşüncelerin tadını çıkarın. Eğer olmadıysa, geriye dönün 1. maddeden 4. maddeye kadar her şeyi tekrarlayın.</p>
<p>Hiçbir zaman tam olarak kendinizle ilgili olumsuz yargılardan kurtulamayabilirsiniz. Ancak onların üzerinizdeki etkisini azaltabilir, onlardan bir şeyler öğrenebilir ya da onları dönüştürebilirsiniz. Böylece daha fazla sizin huzurunuzu kaçıramazlar ve sizin için bir engel olmaktan çıkarlar. Olumsuz yargılarınızdan kurtulduğunuzda gizli bir hazine karşınıza çıkacak. İçinizde saklı kalmış yönlerinizin farkına varacaksınız. Farkındalık sayesinde, bu yönlerinizin size ilham verdiğini ve sizi canlandırdığını keşfedebilirsiniz.</p>
<p><a href="http://www.ronaldalexander.com/"><strong>Dr. Ronald Alexander</strong></a></p>
<p>Bu yazı <a href="http://www.askinyildiz.com/kendinizi-olumsuz-olarak-yargilamaktan-nasil-kurtulursunuz/">Kendinizi olumsuz olarak yargılamaktan nasıl kurtulursunuz?</a> Aşkın Yıldız tarafından yazılmış olup: <a href="http://www.askinyildiz.com">Aşkın Yıldız'ın Kişisel Bloğunda</a> yayınlanmıştır.</p>
<h4>İlgili Etiketler:</h4><ul><li><a href="http://www.askinyildiz.com/kendinizi-olumsuz-olarak-yargilamaktan-nasil-kurtulursunuz/" title="aşkın yıldız nasıl">aşkın yıldız nasıl</a></li><li><a href="http://www.askinyildiz.com/kendinizi-olumsuz-olarak-yargilamaktan-nasil-kurtulursunuz/" title="dr aşkin yildiz yorumlar">dr aşkin yildiz yorumlar</a></li><li><a href="http://www.askinyildiz.com/kendinizi-olumsuz-olarak-yargilamaktan-nasil-kurtulursunuz/" title="duygusal vampirlerden nasil kurtuluruz">duygusal vampirlerden nasil kurtuluruz</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.askinyildiz.com/kendinizi-olumsuz-olarak-yargilamaktan-nasil-kurtulursunuz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hedefi tam 12&#8242;den vurduracak 9 altın kural!</title>
		<link>http://www.askinyildiz.com/hedefi-tam12den-vurduracak-9-altin-kural/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=hedefi-tam12den-vurduracak-9-altin-kural</link>
		<comments>http://www.askinyildiz.com/hedefi-tam12den-vurduracak-9-altin-kural/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Oct 2011 06:16:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Finansal Zeka]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.askinyildiz.com/?p=590</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Evrenin çekim yasalarına göre işleyen bu 9 altın kural, size başarılı ve mutlu bir hayatın kapılarını rahatça aralayabilir. Tabiki öğrenmeye istekliyseniz Kendinize güveniyor musunuz? İnancınız tam mı? Arzularınızın yakıcılığından emin misiniz? Cesaretiniz var mı, ısrar mı ediyorsunuz? Yaşadınız ! Hayat sizi çok sevindirecek&#8230; Hedefiniz ne kadar büyükse o kadar istekli çalışırsınız! Ne kadar çok [...]<p>Bu yazı <a href="http://www.askinyildiz.com/hedefi-tam12den-vurduracak-9-altin-kural/">Hedefi tam 12&#8242;den vurduracak 9 altın kural!</a> Aşkın Yıldız tarafından yazılmış olup: <a href="http://www.askinyildiz.com">Aşkın Yıldız'ın Kişisel Bloğunda</a> yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-593" title="hedefi-tam-12den-vurduracak-9-altin-kural-2" src="http://www.askinyildiz.com/wp-content/uploads/2011/10/hedefi-tam-12den-vurduracak-9-altin-kural-2-300x228.jpg" alt="" width="300" height="228" /></p>
<p>Evrenin çekim yasalarına göre işleyen bu 9 altın kural, size başarılı ve mutlu bir hayatın kapılarını rahatça aralayabilir. Tabiki öğrenmeye istekliyseniz<span id="more-590"></span></p>
<p>Kendinize güveniyor musunuz? İnancınız tam mı? Arzularınızın yakıcılığından emin misiniz? Cesaretiniz var mı, ısrar mı ediyorsunuz? Yaşadınız ! Hayat sizi çok sevindirecek&#8230; Hedefiniz ne kadar büyükse o kadar istekli çalışırsınız! Ne kadar çok çalışacağınızı ne kadar sağlıklı ve güçlü olduğunuz belirlemez; ne kadar istekli olduğunuz belirler! İsteği artıran ise hedefin büyüklüğüdür´ diyor Araştırmacı Adem Altay. Altay´a göre yaşamı tam 12&#8242;den vurmanın 9 altın kuralı vardır.</p>
<p><strong>KENDİNİZE GÜVENİN</strong></p>
<p>Kendine güven, aklın kesin inanç ve güvenle büyük ve gurur verici işlerde kullanımıdır! Kendinize güvenmedikçe ve gücünüze inanmadıkça asla başarılı ve mutlu olamazsınız! Sürekli olumlu şeyler düşünmek, kendinize güven duygunuzu geliştirir ve ne kadar zor olursa olsun bütün güçlükleri yenmenizi, onları aşamanızı sağlar!Kendine güven duygusu kazanıp inancınızı kuvvetlendirirseniz, korkularınızın yok olduğunu, güvensizlik duygusunun ortadan kalktığını görürsünüz! Beyninizi inançla, kendinizi güven duygusuyla doldurun!</p>
<p><strong>BÜYÜK HEDEF BELİRLEYİN</strong><br />
Hedefiniz ne kadar büyükse o kadar istekli çalışırsınız! İsteği artıran ise hedefin büyüklüğüdür! Bugün yaptığınız her küçük tercihiniz, en büyük hedefinizle ilişkili olmalıdır! Hedefinizi büyütmeli ve tüm hedeflerinizi en büyük hedefinizi altında uygun yerlere yerleştirmelisiniz! Herkes en üstte olmayacak! Ama kim daha büyük istiyorsa o daha yüksekte olacaktır! Ne kadar yüksek isterseniz, yükseğe o kadar yakın olacaksınız! Küçük hedefler için harcayacağınız çaba büyük hedefler için harcayacağınız çabadan az değildir!</p>
<p><strong>KESİN İNANCA SAHİP OLUN</strong></p>
<p>İnanmadığınız bir şeyi asla ve asla başaramazsınız! İnançlıysanız hiç bir şey olanaksız değildir! Başarabileceğinize ne kadar inanıyorsanız başarma ihtimaliniz o kadar fazladır! İnancınız ne kadar güçlüyse ruhunuza o kadar güç verilecek, o kadar az emekle aynı işi yapabilecek, çevresel faktörler yardımınıza koşacaktır.</p>
<p><strong>YAKICI ARZU GELİŞTİRİN</strong></p>
<p>Hiç kimse bir şeyi elde edebileceğine inanmadığı sürece onu elde etmeye hazır değildir! Ne kadar hazır olduğunuzu ne kadar arzuladığınız belirler! Başarı büyükse ona yol açan arzu da büyüktür! Ne kadar başarılıysanız o kadar arzulusunuz! Kainattaki tüm güç ilişkileri arzu kanununa dayanır! Arzularınız ruhunuzdan doğar! Ne kadar güçlü arzuya sahip olursanız o kadar güçlü olursunuz!</p>
<p><strong>PLAN YAPIN</strong></p>
<p>Tam olarak neyi, tam olarak nasıl, tam olarak nerede, tam olarak ne zaman ve tam olarak ne kadar yapmak istiyorsunuz. Hedeflerinizi yazın. Zihne çelik harflerle kazımanın en kolay yolu kağıda yazmaktır. Bir defa yazmak on defa okumak veya düşünmek gibidir. Eğer hedefinizi yazarsanız on kat daha etkin düşünecek, bilgiyi kendinize mal edecek, kendinizi hedefe daha daha kolay şartlandıracaksınız.</p>
<p><strong>CESARETLE EYLEME GEÇİN</strong></p>
<p>Bir insan kendisine güveniyorsa, tüm tutumu bunu size söyleyecektir. Kendinize güvenmiyorsanız bunu asla gizleyemezsiniz. Cesaretsizlik yeteneklerin en büyük düşmanıdır. Eğer eylemlerinizin seyrinden emin değilseniz girişimde bulunmayın. Şüpheleriniz ve tereddüdünüz uygulamalarınızı bozacaktır. Çekingenlik tehlikelidir. Sizi insanların dünyasına sadece cesaretiniz taşır.</p>
<p><strong>KARARLI VE ISRARCI OLUN</strong></p>
<p>Vazgeçmenin kaçınılmaz bedeli başarısızlıktır; başarısızlığın tek nedeni vazgeçmektir. Israr sayesinde on saat konuşmanın etkisini bir saat konuşmuş gibi arttırabilirsiniz. Israrın bir yönü uyanık bilincinize bağlıdır; düşünmeye ve davranmaya devam ederek ısrar etmiş olursunuz. Öncelikli ısrar, zihinsel ısrardır; ısrar içinizden ayrılmadığı sürece tutum ve davranışlarınız yönetmeye devam eder. Israr sabra sabır zamana ihtiyaç duyar. Ne kadar kararlı olursanız, başarıyı o kadar kolay yakalar, hedefinizi de ıskalamamış olursunuz.</p>
<p><strong>EN İYİYİ BEKLEYİN</strong></p>
<p>En iyisini ümit ederseniz, mutlaka en iyiye ulaşmayı başarırsınız. Bir şeyin en iyisini beklerseniz zihninizde büyük bir güç oluşur ve çekim kanununa göre en iyiyi size doğru çekmeye başlar. Böylece içinizdeki yaratıcı güç açığa çıkar ve bu gücü ulaşmak istediğiniz hedefe yoğunlaştırırsınız. Kendinizi tamamen elde etmek istediğiniz şeye verebilirsiniz. En iyi şeyin olmasını beklemenin anlamı beklediğiniz şeyin elde edilmesine bütün kalbiniz ve içtenliğinizle kendinize adamanızdır.</p>
<p><strong>HEDEFE ULAŞIN</strong></p>
<p>Saati son çark çalıştırır. Bitirmemek yapmamaktan farksızdır. Başarının olmazsa olmaz kuralı &#8220;yapmak&#8221; tır. Yapmayı anlamlı kılan bir kural vardır: Bitirmek. Bitmeyen iş yapılmamış iş gibidir. Ne kadar iyi yapılırsa yapılsın, tamamlanmayan iş, can damarı kesilmiş vücut gibidir. En son çarkı takılmamış olan saat yok olan bir saatten farksızdır. Tam olarak bitmemiş iş, hiç bitmeyecekse, hiç yapılmayandan daha kötüdür. Çünkü zamanınızı emeğinizi, sağlığınızı alıp götürür.</p>
<p>Bu yazı <a href="http://www.askinyildiz.com/hedefi-tam12den-vurduracak-9-altin-kural/">Hedefi tam 12&#8242;den vurduracak 9 altın kural!</a> Aşkın Yıldız tarafından yazılmış olup: <a href="http://www.askinyildiz.com">Aşkın Yıldız'ın Kişisel Bloğunda</a> yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.askinyildiz.com/hedefi-tam12den-vurduracak-9-altin-kural/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayatınızdaki Duygusal Vampir Kim?</title>
		<link>http://www.askinyildiz.com/hayatinizdaki-duygusal-vampir-kim/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=hayatinizdaki-duygusal-vampir-kim</link>
		<comments>http://www.askinyildiz.com/hayatinizdaki-duygusal-vampir-kim/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Oct 2011 06:16:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Başarı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.askinyildiz.com/?p=586</guid>
		<description><![CDATA[Doktor olarak hastalarımda ilişkilerin, hayattaki en büyük “enerji emiciler” olduğunu gözlemledim. Bazı ilişkiler olumludur ve ruh halinizi olumlu etkilerler. Bazıları ise sizdeki iyimserlik ve huzur duygusunu yok ederler. Ben böyle sizi kurutan insanlara “duygusal vampirler” diyorum. Bu insanlar sadece fiziksel enerjinizi emmekten çok daha fazlasını yapıyorlar. Kötü niyetli olanları size kendinizi değersiz ve sevilemez hissettirebilir. [...]<p>Bu yazı <a href="http://www.askinyildiz.com/hayatinizdaki-duygusal-vampir-kim/">Hayatınızdaki Duygusal Vampir Kim?</a> Aşkın Yıldız tarafından yazılmış olup: <a href="http://www.askinyildiz.com">Aşkın Yıldız'ın Kişisel Bloğunda</a> yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-medium wp-image-587" title="hayatinizdaki-duygusal-vampir-Dr-Judith-Orloff" src="http://www.askinyildiz.com/wp-content/uploads/2011/10/Duygusal-Ozgurluk-Dr-Judith-Orloff-192x300.jpg" alt="" width="192" height="300" /></p>
<p>Doktor olarak hastalarımda ilişkilerin, hayattaki en büyük “enerji emiciler” olduğunu gözlemledim. Bazı ilişkiler olumludur ve ruh halinizi olumlu etkilerler. Bazıları ise sizdeki iyimserlik ve huzur duygusunu yok ederler.<span id="more-586"></span> Ben böyle sizi kurutan insanlara “duygusal vampirler” diyorum. Bu insanlar sadece fiziksel enerjinizi emmekten çok daha fazlasını yapıyorlar. Kötü niyetli olanları size kendinizi değersiz ve sevilemez hissettirebilir. Diğerleri size kendinizi kötü hissettirmek için küçük zararlar verebilirler. Örneğin, “ Birkaç kilo aldığını fark ettim, şekerim” ya da “Çok hassassın!” onların en sevdiği cümlelerdendir. Bir anda sizi güveninizi sarsacak, tehlikeli alanlara doğru sürüklerler.</p>
<p>Enerjinizi korumak için duygusal vampirlerle savaşmak gerekir. “Duygusal Özgürlük” kitabımdan aktaracağım stratejiler, size hayatınızdaki duygusal vampirleri tanımada ve onlarla savaşmada yardımcı olacak.</p>
<p>Bir duygusal vampirle karşılaştığınıza dair işaretler:<br />
• Göz kapaklarınız ağırlaşır ve şekerleme yapma ihtiyacı hissedersiniz.<br />
• Ruh haliniz bir anda düşüşe geçer.<br />
• Sizi rahatlatan, bol karbonatlı yiyecekler yemek istersiniz.<br />
• Kendinizi endişeli, depresif ve olumsuz hissedersiniz.<br />
• Kendinizi eleştirilmiş hissedersiniz.</p>
<p><strong>Duygusal vampir çeşitleri</strong></p>
<p><strong>1. Narsist</strong><br />
Sloganları “Önce ben”dir. Her şey onlar hakkındadır. Abartılmış bir kibirleri vardır, dikkat çekmeye bayılırlar ve beğenilmeye ihtiyaç duyarlar. Tehlikelidirler çünkü empatiden yoksundurlar ve koşulsuz sevme konusunda hiç iyi değillerdir. Eğer bir şeyleri onların istediği gibi yapmazsanız, cezalandırıcı ve soğuk olurlar.</p>
<p>Kendinizi nasıl korursunuz?<br />
Beklentilerinizi gerçekçi tutun. Bu insanlar duygusal anlamda kısıtlı insanlardır. Böyle birine aşık olmamaya çalışın ya da onlardan koşulsuz sevgi beklemeyin. Hiç bir zaman sizin değeriniz onlara bağlıymış gibi düşünmeyin ve onlarla en saklı sırlarınızı paylaşmayın. Onlarla başarılı bir şekilde iletişim kurmak için, bir şeyin onların nasıl yararlı olacağını göstermelisiniz. Eğer zorunlu değilse bu can sıkıcı egosantrikle fazla muhatap olmamak en iyisidir, ama eğer ilişki kaçınılmazsa bu yaklaşım işe yarar.</p>
<p><strong>2. Kurban</strong></p>
<p>Bu vampirler “zavallı ben” tavrıyla sinirlerinizi yıpratırlar. Dünya her zaman onların karşısındadır ve bu da mutsuzluklarının ana sebebidir. Sorunlarına bir çözüm önerdiğinizde her zaman sizi şöyle yanıtlarlar “Evet ama&#8230;” Onları arayıp sormaktan vazgeçme ya da onların aramalarını görmezden gelme noktasına gelebilirsiniz. Arkadaş olarak yardım etmek isteyebilirsiniz ama hüzün dolu öyküleri sizi yorabilir.</p>
<p>Kendinizi nasıl korursunuz?<br />
Nazik fakat kesin sınırlar koyun. Kısaca dinleyin ve arkadaşınıza veya akrabanıza “Seni seviyorum ama eğer çözümü tartışmak istemiyorsan, seni ancak beş dakika dinleyebilirim” deyin. Söz konusu iş arkadaşınızsa “Senin için her şeyin iyi olmasını tüm kalbimle dileyeceğim” deyin ve ardından “Umarım anlarsın, yetiştirmem gereken bir iş var ve ben çalışmaya dönmek zorundayım” diye ekleyin. Bunun iyi bir zaman olmadığını belirtmek için vücut dilinizi kullanabilir; göz kontağını keserek veya kollarınızı birbirine kavuşturarak sağlıklı sınırlar koyabilirsiniz.</p>
<p><strong>3. Denetleyici</strong><br />
Bu insanlar takıntılı olarak sizi kontrol etmeye ve nasıl olmanız ve hissetmeniz gerektiğini size dikte etmeye çalışırlar. Her şey hakkında bir fikirleri vardır. Eğer davranışlarınız onların kitabına uygun değilse, duygularınızı geçersiz kılarak sizi kontrol etmeye çalışırlar. Çoğu zaman “Aslında senin neye ihtiyacın var, biliyor musun?” diye cümleye başlarlar. Sonunda hükmedilmiş, küçültülmüş ve değersizleştirilmiş hissedersiniz.</p>
<p>Kendinizi nasıl korursunuz?<br />
Başarının sırrı denetleyici kontrol etmeye çalışmamaktır. Sağlıklı bir şekilde girişken olun, ancak onlara ne yapmaları gerektiğini söylemeyin. Şöyle diyebilirsiniz “Tavsiyene değer veriyorum ama bunu gerçekten benim kendi kendime halletmem gerekiyor.” Güvenli olun ve kurbanı oynamayın.</p>
<p><strong>4. Sürekli konuşan</strong><br />
Bu insanlar sizin hislerinizle ilgili değildirler. Onlar sadece kendileriyle ilgilenirler. Lafa girebilmek için bir boşluk beklersiniz, fakat o an hiç bir zaman gelmez. Ya da bu insanlar size fiziksel olarak o kadar yaklaşırlar ki, neredeyse üstünüzde nefeslerini hissedersiniz. Siz geriye gidersiniz ve onlar size bir adım daha yaklaşır.</p>
<p>Kendinizi nasıl korursunuz?<br />
Bu insanlar sözsüz ipuçlarına cevap vermezler. Yapması zor olabilir, ama sözlerini kesmeli ve konuşmalısınız. 2-3 dakika dinleyin ve sonra kibarca “Sözünü kestiğim için kusura bakma ama, başka insanlarla konuşmam gerekiyor&#8230; ya da randevum var&#8230; ya da tuvalete gitmem gerekiyor.” Bunlar “Kes sesini, beni deli ediyorsun!” diye bağırmaktan çok daha yapıcı taktiklerdir, aklınızdan geçenler tam olarak bunlar olsa da. Eğer bu bir aile üyesiyse, kibarca “Eğer bana da söz hakkı tanırsan, belki ben de aramızdaki diyaloga bir şeyler ekleyebilirim” diyebilirsiniz. Eğer bu nötr bir şekilde söylersiniz, anlaşılma ihtimaliniz artar.</p>
<p><strong>5. Drama kraliçesi</strong><br />
Bu insanların küçük olayları abartarak onlardan dört başı mamur dramalar çıkarmak konusunda doğal yetenekleri vardır. Hastalarımdan Sarah, işe devamlı geç gelen bir eleman aldığında, bu durumdan muzdaripti. Bir hafta, söz konusu elaman grip oldu ve “neredeyse ölüyordu”. Ardından arabası park yerinden çekildi! Bu çalışan ofisi terk ettiğinde Sarah kendini kullanılmış ve yorgun hissediyordu.</p>
<p>Kendinizi nasıl korursunuz?<br />
Drama kraliçesi, ağırbaşlılıktan nasibini almamıştır. Sakin olun. Derin nefes alın. Bu size onların etkisine girmekten alıkoyacaktır. Kibar fakat kesin sınırlar koyun. Örneğin “Bu işi istiyorsan, zamanında burada olmalısın. Başına gelen talihsizliklerden dolayı üzgünüm, ama iş önce gelir.</p>
<p>İlişkilerinizi geliştirmek ve enerji seviyenizi yükseltmek için, hayatınızda kimlerin sizin enerjinizi emdiği, kimin enerjinizi yükselttiği hakkında bir keşfe çıkmanızı öneririm. Size iyi gelen insanlarla daha çok vakit geçirin ve sizin enerjinizi emenlere karşı sağlıklı sınırlar koyun. Bu hayat kalitenizi artıracaktır.</p>
<p>Yazar: <a href="http://www.drjudithorloff.com/">Judith Orloff</a></p>
<p>Bu yazı <a href="http://www.askinyildiz.com/hayatinizdaki-duygusal-vampir-kim/">Hayatınızdaki Duygusal Vampir Kim?</a> Aşkın Yıldız tarafından yazılmış olup: <a href="http://www.askinyildiz.com">Aşkın Yıldız'ın Kişisel Bloğunda</a> yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.askinyildiz.com/hayatinizdaki-duygusal-vampir-kim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kimliğimizle ilgili beş zorluk</title>
		<link>http://www.askinyildiz.com/kimligimizle-ilgili-bes-zorluk/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kimligimizle-ilgili-bes-zorluk</link>
		<comments>http://www.askinyildiz.com/kimligimizle-ilgili-bes-zorluk/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Oct 2011 06:11:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Başarı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.askinyildiz.com/?p=582</guid>
		<description><![CDATA[“Kendimiz olmanın” kişisel mutluluğun anahtarlarından biri olduğu genel olarak kabul edildi. Bu ayrıca işyerinde, evde ve kendi kişisel yaşamlarımızda etkili olmanın da sırrıdır. Bu yazıda, neden “kendiniz olmanın” her zamankinden daha zor olduğuyla ilgili beş neden sıraladım. Bu beş nedeni anlamak bize “Neden durumum bu kadar iyiyken, ben kendimi zavallı gibi hissediyorum” ikilemiyle baş etmemize [...]<p>Bu yazı <a href="http://www.askinyildiz.com/kimligimizle-ilgili-bes-zorluk/">Kimliğimizle ilgili beş zorluk</a> Aşkın Yıldız tarafından yazılmış olup: <a href="http://www.askinyildiz.com">Aşkın Yıldız'ın Kişisel Bloğunda</a> yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-medium wp-image-583" title="mark-a-eyre" src="http://www.askinyildiz.com/wp-content/uploads/2011/10/mark-a-eyre-198x300.jpg" alt="" width="198" height="300" /></p>
<p>“Kendimiz olmanın” kişisel mutluluğun anahtarlarından biri olduğu genel olarak kabul edildi. Bu ayrıca işyerinde, evde ve kendi kişisel yaşamlarımızda etkili olmanın da sırrıdır.<br />
<span id="more-582"></span><br />
Bu yazıda, neden “kendiniz olmanın” her zamankinden daha zor olduğuyla ilgili beş neden sıraladım. Bu beş nedeni anlamak bize “Neden durumum bu kadar iyiyken, ben kendimi zavallı gibi hissediyorum” ikilemiyle baş etmemize yardımcı olacak.</p>
<p>Bu beş neden işin ve toplumun getirdiği baskılarla bir araya gelir ve kendi kimliğimizi baltalar. Kendi kimliğimiz konusunda net olmazsak, tam anlamıyla hakiki olmak için gerekli kaynağı yitiririz. O zaman başlayalım…</p>
<p><strong>1. Neden: İş-yaşam dengesinin kaybolması</strong><br />
Basitçe ortaya koymak gerekirse, birçok çalışan insan için iş yaşamının nerede bitip nerede ev hayatının başladığı belirsizdir. Bundan daha fazlası, iş, artan bir şekilde birçok insanın hayatını hakimiyeti altına alıyor ve yarı zamanlı işler bile tam zamanlı gibi görünüyor. Bunun için birçok neden var.</p>
<p>Öncelikle, işin küreselleşmesi, diğer ülkelerdeki farklı saat dilimlerinde çalışan insanlarla ofis saatleri dışında konuşma zorunluluğunu beraberinde getiriyor. İkincisi, ekonomik sistemin getirdiği artan baskı, daha uzun çalışma saatleri ve işsizlik korkusunu beraberinde getiriyor. Üçüncüsü, teknolojinin gelişmesiyle beraber ofisi terk ettiğiniz zaman bile işi arkanızda bırakamıyorsunuz.</p>
<p>Bu kişisel yaşamlarımıza büyük bir baskı yüklemekle beraber aynı zamanda kimliğimizin işimize bağlı olmasıyla da sonuçlanıyor. Sonuçta zamanınızın ve dikkatinizin odaklandığı yer orası.</p>
<p><strong>2. Neden: İşteki kişisel kimlik kaybı</strong><br />
İki kritik açıdan, geçtiğimiz 50 yıl içinde gerçekleşen iş gelişmeleri nedeniyle kişisel kimliklerimizden ödün verildi. Birincisi, tüm yaşam süren işin ölümüne tanık olduk. Tarihsel olarak kimliğimizin işten geldiğini düşünürsek, bu iyi bir şey değil. Ailenizin ya da büyük anne babanızın kendilerini “Ben mühendisim” “Şu okulda çalışan bir öğretmenim” ya da “Tesisatçıyım” diye tanımladıklarını hatırlayabilirsiniz. Meslekleri her neyse, onların kişisel kimliklerinin büyük bir parçasıydı ve biz daha fazla buna tutunamıyoruz. Bu ekonomik kriz döneminde milyonlarca finansal servis ve kamu çalışanı bu gerçeği keşfediyor.</p>
<p>Kişisel kimliklerin baltalandığı ikinci yol ise daha hemen göze çarpmayan türden ve muhtemelen kasıtsız. Elli yıl önce, işte bulunmak ve o günün işini yapmak için size para veriliyordu. Ne düşündüğünüzün, ne söylediğiniz pek bir önemi yoktu. Ancak bu değişti, şimdi insanlar düşünmeleri için para ödeniyor ve şirketler insanlardan belli şekillerde düşünmesini bekliyor. Sadece bu da değil, şirketlerin kurumsal değerleri sağlamak için tüm çalışanlardan benimsemesini istedikleri de kişisel kimliğimiz üzerine daha fazla baskı yapıyor. Sonuçta, tüm dikkatimizi kurumsal değerlere verirsek, kendi bakış açımızı kaybetme riskiyle karşı karşıya kalırız.</p>
<p><strong>3. Neden: Ailenin ve toplumun dağılması</strong><br />
1960’larda, aile modeli daha açıktı. Bir aileye doğardınız ve aile üyeleri birbiriyle sıkı bağlar içindeydiler, çoğu zaman komşularla da iç içe olunurdu. Çocukluk arkadaşlarınız bütün hayatınız boyunca arkadaşınız olarak kalırdı ve çoğu zaman onlarla birlikte çalışırdınız. Bugünlerde işler pek öyle değil. Aileler parçalandı; anne ve baba çoğu zaman çocuk yetişkin olmadan boşanmış oluyor, aile üyeleri uzaklara taşınıyor. Arkadaşlar birbirlerinden uzaklaşıyor.</p>
<p>Bu birçok insan için eskiden olduğu gibi kimliğin aileden ya da içinde yaşanılan topluluktan gelmediğini gösteriyor. Aile köklerini izini sürmeye çalışma salgınının yaşanmasına şaşmamak lazım. Eski arkadaşlarınızla yeniden bağlantı kurmanızı sağlayan internet sitelerine de öyle. Bunlar kişisel kimliğimizin kayboluşuna verdiğimiz tepkilerdir.</p>
<p><strong>4. Neden: Uyumlu olma baskısı</strong><br />
İş yaşamı söz konusu olduğundan uyumlu olma baskısı açık. Üstelik toplumdaki gençlik yıllarından itibaren uyumlu olma baskısı da giderek artıyor. Moda, halihazırda birçoğumuzda olan diğerlerine uyum sağlama konusundaki doğal isteğimize katkıda bulunuyor. Böylece kime uyum sağlamak istiyorsak onunla aynı kıyafetleri giyiyor, aynı müziği dinliyor ve aynı makyajı yapıyoruz. Üstelik reklamın gücü daha iyi gizlendiğinden, kişisel kimliğimizi nasıl gasp ettiğini fark etmiyoruz bile. Kullandığımız telefondan sürdüğümüz arabaya kadar her şey hatta sahip olduğumuz arkadaşlarımız bile bundan nasibini alıyor.</p>
<p>Kimliğimizden ödün vermemize neden olan reklamlar, aynı zamanda kendi kimliğimizi inşa konusunda da tehdit oluşturuyor.</p>
<p><strong>5. Neden: Anında mutluluk propagandası</strong><br />
Hadi bana öyle bir reklam gösterin ki ürünü satın aldığımızda bir şekilde daha mutlu olacağımızı ya da daha az mutsuz olacağımızı vaat etmesin. Anında hazzın egemen olduğu, hemen sahip olmanın mutluluğun anahtarı olduğu bir toplumda yaşıyoruz. Batı kapitalizmi büyük oranda “daha fazla refah, maaş zamları, promosyonlar ve daha uzun süren tatiller” söylemine dayanıyor. Toplum, “ona sahip olursam mutlu olacağım” varsayımının üzerine inşa edilmiş. “O” şey her ne olursa olsun. Sonra onu elde edince neden mutlu olmadığımızı merak ediyoruz.</p>
<p>Elbette, mutluluğun insanın içinden gelmesi gerektiği çok açık. Ancak kimse bu gerçeği kabul ederek para kazanamıyor ve mutluluğumuz başka şeyleri elde etme şartına bağlanmış oluyor.</p>
<p>İşte sonuca ulaştınız. Kimliğimizle bağımızı giderek koparan beş nedeni gördünüz. Kendi kimliğimiz olmadan inanılmaz derecede mutsuz oluyoruz. İngiltere’de artık doktordan daha fazla ruhsal iyileştiricilerin olduğunu keşfetmek şaşırtıcı değil. Her şeyden önce ruhlarımızın bu kadar görünür bir şekilde sağlıksız olduğunu görüp de vücutlarımızın sağlıklı olmasını nasıl bekleyebiliriz?</p>
<p>Sağlığın ilk adımı problemi kabul etmekten geçiyor. Örneğin “Bir alkolik olduğumu kabul ediyorum.” demelisiniz. İkinci adım ise mevcut durumu oluşturan bazı nedenleri anlamaktan geçiyor ve bu makale umarım bu konuyu biraz aydınlatabilmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yazar: <a href="http://www.brilliantfutures.net/about">Mark Eyre</a></p>
<p>Bu yazı <a href="http://www.askinyildiz.com/kimligimizle-ilgili-bes-zorluk/">Kimliğimizle ilgili beş zorluk</a> Aşkın Yıldız tarafından yazılmış olup: <a href="http://www.askinyildiz.com">Aşkın Yıldız'ın Kişisel Bloğunda</a> yayınlanmıştır.</p>
<h4>İlgili Etiketler:</h4><ul><li><a href="http://www.askinyildiz.com/kimligimizle-ilgili-bes-zorluk/" title="kimligimiz ile ilgili yazilar">kimligimiz ile ilgili yazilar</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.askinyildiz.com/kimligimizle-ilgili-bes-zorluk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsanlar Hedeflerine Neden Ulaşamazlar?</title>
		<link>http://www.askinyildiz.com/hedeflerinize-ulasamama-nedenleriniz/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=hedeflerinize-ulasamama-nedenleriniz</link>
		<comments>http://www.askinyildiz.com/hedeflerinize-ulasamama-nedenleriniz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Sep 2011 12:02:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Başarı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.askinyildiz.com/?p=574</guid>
		<description><![CDATA[Geçenlerde şöyle bir soruyla karşılaştım: “Hedefim belirlendikten, adımlarım sıralandıktan, motivasyonum açıkça tanımlandıktan sonra kendimi ‘durdurulmuş’ ve hedefim doğrultusunda adım atamaz halde bulursam ne yapmalıyım?” Bu, pek çok insanın hedeflerine ulaşma yolunda karşılaştığı ortak bir sorundur. Neyse ki basit bir çözümü vardır. Donald Trump, “How To Get Rich” (Nasıl Zengin Olunur) adlı kitabında “Sahip olabileceğiniz en [...]<p>Bu yazı <a href="http://www.askinyildiz.com/hedeflerinize-ulasamama-nedenleriniz/">İnsanlar Hedeflerine Neden Ulaşamazlar?</a> Aşkın Yıldız tarafından yazılmış olup: <a href="http://www.askinyildiz.com">Aşkın Yıldız'ın Kişisel Bloğunda</a> yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-medium wp-image-576" title="mill__76134_zoom" src="http://www.askinyildiz.com/wp-content/uploads/2011/09/mill__76134_zoom-195x300.jpg" alt="" width="195" height="300" /></p>
<p>Geçenlerde şöyle bir soruyla karşılaştım: “Hedefim belirlendikten, adımlarım sıralandıktan, motivasyonum açıkça tanımlandıktan sonra kendimi ‘durdurulmuş’ ve hedefim doğrultusunda adım atamaz halde bulursam ne yapmalıyım?”<br />
<span id="more-574"></span><br />
Bu, pek çok insanın hedeflerine ulaşma yolunda karşılaştığı ortak bir sorundur. Neyse ki basit bir çözümü vardır. Donald Trump, “How To Get Rich” (Nasıl Zengin Olunur) adlı kitabında “Sahip olabileceğiniz en önemli şey hareket gücüdür” diyor. Trump bunu iş dünyası için söylemiş olsa da, aynı kural hayatta başarmak istediğimiz her şey için geçerlidir.</p>
<p>Hedefi oluşturduğunuz ilk anlara dönün. Motive olmuştunuz ve bu, yapbozun bir parçasıydı. Ne var ki motivasyon, düşünceyle başlar. Döngü şöyledir.</p>
<p><strong>Düşünceler: </strong>Yaptığımız HER ŞEYE bir düşünceyle başlarız. Ortak bir görev ya da büyük bir hedef olması fark etmez. Yaptığımız her şey düşüncelerimizle başlar.</p>
<p><strong>Duygular: </strong>Düşüncelerimiz, sahip olduğumuz duyguları yaratır. Dolayısıyla “Bunu yapabilirim” diye düşünüyorsak, bizi ileriye götürecek bir eylemde bulunuruz. Ne var ki, düşüncelerimiz olumsuz bir his yarattığında da mekanizma aynı şekilde işleyecektir.</p>
<p><strong>Eylemler:</strong>Duygularımız eylemleri üretir. Eylemler, YÜRÜ eylemleri ya da DUR eylemleri olabilir. “Yürü” eylemleri, zayıf da olsa hareket gücünü oluşturan eylemlerdir. “Dur” eylemleri, hareket gücünü yavaşlatan olumsuz eylemlerdir.</p>
<p><strong>Sonuçlar: </strong>Eylemler sonuçları yaratır. Ya sizi hedefinize yaklaştıracak ya da sizi hedefinizden uzaklaştıracak şekilde sonuçlanan bir eylemde bulunursunuz.</p>
<p>Ne demek istediğimi görebilmeniz için konuya görsel açıdan bakalım. Büyük bir lokomotifli tren hayal edin. Kömürle çalışan, büyük motorların çektiği o eski tip devasa trenlerden. Hedefiniz BÜYÜKSE, trende çok sayıda vagon bulunmalıdır. Eklenen vagon sayısı arttıkça (hedef büyüdükçe), hareket gücünü oluşturmak da uzun sürecektir. Upuzun bir vagon serisi düşünün. Tren hareket ettiğinde ne olur? Kalkmak için bariz bir çaba gösterecektir; ama gerçekte olup biten, bir duman bulutu, biraz gürültü ve belki motorun hafifçe ilerlemesidir. Bir bulut daha, biraz daha hareket ve bu böyle sürüp gider. Trenin herhangi bir hareket tipini tutturması uzun zaman alır. Hatta tren bir daha hiç hareket edemeyecekmiş gibi görünebilir.</p>
<p>Şimdi de aynı motor tek bir vagona bağlandığında ne olacağını hayal edelim. Görsel fikir, her adımın bir vagonu oluşturmasıdır. Motor çalışırsa, ilk duman bulutu anlık ve bariz bir devinim yaratır. Bir sonraki bulut hareketi başlatır ve tren kendi yolunda kolayca ilerler. Bu trene birdenbire bir başka vagon eklenirse, ağırlığı hissedebilir; ama hareket gücü yoluna devam etmesini sağlar ve çok geçmeden pat pat ederek hareketini sürdürür. Şimdi arkasında DAHA ÇOK hareket gücü vardır; çünkü daha fazla ağırlık taşımaktadır! Hareket halindeyken bir vagon daha eklendiğinde, trenin halihazırda kazandığı devinimden dolayı hareket gücü daha da artar.</p>
<p>İnsanlar, çoğu kez “ölçülebilir ve elde edilebilir” adımlar olarak düşündükleri parçalara bölmüş olsalar da hedeflerine bir bütün olarak bakarlar. Hedef belirlemek bizi motive ettiğine göre, hızla ulaşabileceğimiz hedefler belirlememiz gerekir. Büyük bir hedefe ulaşmak, bir dizi küçük hedefe ulaşmaktan daha farklı bir olgu değildir.</p>
<p>Genellikle evini temizlemek isteyen insanlar bütün resme bakarlar. Bu hedef, yüzlerce vagonu olan KOCAMAN bir lokomotif gibi görünür. İlk başta hareket zayıftır ve biz insan olduğumuzdan, bu düşünce hızla “Bunu yapabilirim”e dönüşür, bir umut ve ilham hissi yaratılır, daha sonra temizleme eylemi başlatılır. Bu, iyi birşeydir. Ne var ki, sürekli olarak kafamızın içindeki sesle ilgilendiğimizden, geri çekilip eve tekrar baktığımızda, “Bunu asla yapamayacağım” düşüncesiyle karşılaşabiliriz. Bu ise umutsuzluk hissi yaratır ve koltuğa oturup “her şeyin ilk haline dönmesi” sonucunu yaratabilir&#8230;</p>
<p>Tren benzetmesini kullanarak duruma yeniden bakalım. Aynı kişi “evi temizlemek” hedefi yerine “lavabodaki tabakları yıkamak ve kaldırmak” hedefini koysaydı ne olurdu? Evi temizlemek hedefse tabakları yıkamak adımlardan biridir diye düşünebilirsiniz. Kesinlikle haklısınız. Hedefiniz evi temizlemekse ve bu hedefin yükünü taşıyorsanız, hedefin ağırlığı başta çok büyük görünebilir. Büyük bir hedefiniz varsa, çok fazla yük taşıyorsunuzdur.</p>
<p>“Evi temizleme” hedefi olan ve bu hedefin ağır yükünü taşıyan biri, başta olumlu düşünceler taşısa da, hedefin ağırlığı nedeniyle tam tersi düşüncelere kapılabilir. Bu kişi, “Tabakları yıka ve kaldır” şeklinde bir hedef belirlerse kendini daha iyi hissedecektir. Çok fazla işle kendine yüklenmek, çoğu insan için bir tür paraliz yaratır.</p>
<p>Çok fazla adımın olduğu BÜYÜK hedefler belirlemektense, ULAŞILABİLİR hedefler belirlemek ve bu hedefe hızla ulaşmak daha iyidir. Daha sonra bir başka ulaşılabilir hedef belirlemek ve bunu başarmak, büyük bir hedefe ulaşmak için adımları belirlemek&#8230; Kazandığınız başarılardan ötürü kendinizi ÖDÜLLENDİRMEYİ unutmayın. Hedeflerinize ulaşırsanız, bunu kutlayın!</p>
<p>Bazen bir treni çekmek için tek motor yetmez. Tek motorda yeterli güç yoktur ve treni hareket ettirmek için daha çok motor kullanılır. Hedefiniz çok büyükse, bunu tek başınıza yapamazsınız. Bu noktada, yalnızca iki seçeneğiniz vardır. Daha fazla motor eklemek (yardım istemek) ya da hedefi ulaşılabilir hedeflere bölmek ve daha büyük olan hedefin ağırlığını hafifletmek.</p>
<p>Daha küçük hedeflerle hareket gücü oluşturmak ve yol boyunca başka hedefler belirlemek daha iyidir. Başarı kazanmanıza izin verin. Bu başarıyı kutlayın ve bu histen keyif alın. Unutmayın, harika bir hayat için yapmanız gereken tek şey harika bir gün geçirmeyi öğrenmek ve bunu defalarca yapmaktır. Öyleyse, bir hedefi tam olarak başarmayı öğrenin ve bunu defalarca tekrar edin.</p>
<p><a href="http://www.drtomanderson.com/">Dr. C. Thomas Anderson</a></p>
<p>Bu yazı <a href="http://www.askinyildiz.com/hedeflerinize-ulasamama-nedenleriniz/">İnsanlar Hedeflerine Neden Ulaşamazlar?</a> Aşkın Yıldız tarafından yazılmış olup: <a href="http://www.askinyildiz.com">Aşkın Yıldız'ın Kişisel Bloğunda</a> yayınlanmıştır.</p>
<h4>İlgili Etiketler:</h4><ul><li><a href="http://www.askinyildiz.com/hedeflerinize-ulasamama-nedenleriniz/" title="insanlar hedeflerine neden ulaşamazlar">insanlar hedeflerine neden ulaşamazlar</a></li><li><a href="http://www.askinyildiz.com/hedeflerinize-ulasamama-nedenleriniz/" title="neden insanlar yıldız değil">neden insanlar yıldız değil</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.askinyildiz.com/hedeflerinize-ulasamama-nedenleriniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yatırım Almadan İşe Başlamak İçin 10 İpucu</title>
		<link>http://www.askinyildiz.com/yatirim-almadan-ise-baslamak-icin-10-ipucu/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=yatirim-almadan-ise-baslamak-icin-10-ipucu</link>
		<comments>http://www.askinyildiz.com/yatirim-almadan-ise-baslamak-icin-10-ipucu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 May 2011 05:35:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Finansal Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.askinyildiz.com/?p=557</guid>
		<description><![CDATA[Muhteşem bir iş fikriniz olabilir ama bu fikri hayata geçirmek için gerekli finansmana sahip olmayabilirsiniz. Bu senaryoyla her gün internet girişimleri ile ilgili yeni başarı hikayeleri duyduğumuz son yıllarda çok daha sık karşılaşıyoruz. İlk akla gelen düşünce muhteşem fikrinize ortak olmak için size finansman sağlayacak bir yatırımcı bulmak, ama ne yazık ki bu her zaman [...]<p>Bu yazı <a href="http://www.askinyildiz.com/yatirim-almadan-ise-baslamak-icin-10-ipucu/">Yatırım Almadan İşe Başlamak İçin 10 İpucu</a> Aşkın Yıldız tarafından yazılmış olup: <a href="http://www.askinyildiz.com">Aşkın Yıldız'ın Kişisel Bloğunda</a> yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-558" title="yatirim-almadan-ise-baslamak-icin-10-ipucu" src="http://www.askinyildiz.com/wp-content/uploads/2011/05/yatirim-almadan-ise-baslamak-icin-10-ipucu-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></p>
<p>Muhteşem bir iş fikriniz olabilir ama bu fikri hayata geçirmek için  gerekli finansmana sahip olmayabilirsiniz. Bu senaryoyla her gün  internet girişimleri ile ilgili yeni başarı hikayeleri duyduğumuz son  yıllarda çok daha sık karşılaşıyoruz. İlk akla gelen düşünce muhteşem  fikrinize ortak olmak için size finansman sağlayacak bir yatırımcı  bulmak, ama ne yazık ki bu her zaman gerçekleşmeyebilir. <span id="more-557"></span>Her şeyden önce  yatırımcıların en sevmediği şey kağıt üzerindeki bir fikre yatırım  yapmak. Yatırım almak istiyorsanız önce işinizi hayata geçirmelisiniz.  Çünkü yatırımcılar aslında sadece bir işe değil o işi yürütecek ekibe de  yatırım yapıyorlar ve sizin bu iş için doğru kişi olduğunuzu ancak o  işi yaparak kanıtlayabilirsiniz.</p>
<p>Yatırım veya ciddi bir finansman  desteği olmadan işe başlamanın imkansız olduğunu söyleyenler olabilir  ama tarihte bunun aksi defalarca ispatlandı. Sizin işiniz neden ileride  örnek gösterilenlerden biri olmasın?</p>
<p>Girişimciliğin gerçek formu  olan parasız işe başlamakla ilgili pek çok şey söylenebilir, ben 10  tanesini bir araya topladım. Özellikle bu yoldan geçmiş girişimcilerden  biriyseniz, kendi tecrübelerinizi yorumlarda paylaşarak siz de bu  listeye katkıda bulunabilirsiniz…</p>
<p><strong>1- Eksiksiz Bir Plan Yapın</strong></p>
<p>İş  planı yapmanın önemini zaten biliyorsunuzdur ama eğer parasız veya çok  ufak bir finansmanla işe gireceksiniz iş planının önemi daha da artıyor.  Sınırlı sermaye sürprizlere yer kalmayacak kadar dar bir alanda hareket  etmenize neden olacaktır, o yüzden en baştan olası her senaryoya hazır  olmalısınız. Üstelik her iş, parasız başlamaya uygun olmayabilir. Sizin  iş fikrinizin sınırlı kaynakla gerçekleştirilebileceğinizden emin  olmalısınız.</p>
<p><strong>2- Elinizdekileri Kullanın</strong></p>
<p>Evinizde  bir bilgisayar, bir yazıcı, bir tomar kağıt ve üçlü priz varsa işe  başlamak için yeterli olabilir. İşe başlamak için ihtiyaç duyduğunuz ve  duyacağınız tüm ekipmanların bir listesini yapın ve bunların ne kadarını  kendi evinizden veya yakınlarınızdan temin edebileceğinizi araştırın.  Bu işi yapmak için hemen bir ofise ihtiyacınız var mı? Yıllarca evden  çalışmış biri olarak özellikle internet projelerinde evden çalışmanın da  mümkün olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bunun için tek ihtiyacınız  olan sıkı bir öz disiplin…</p>
<p>Kaynaklar sadece fiziksel materyaller  olmak zorunda da değil. İşin henüz başındaysanız muhtemelen çevreniz de  yeterince geniş değildir. En yakınınızda olanlardan başlayın. Aileniz ve  arkadaşlarınıza ya da onların yakın çevrelerine tanıtımınız yapın ve  işinizi duyurmaları için onlardan yardım isteyin. İdeal durum bu  olmayabilir ama daha başlangıçta işe hız kazandırmaya faydası olacaktır.</p>
<p><strong><a href="http://www.webrazzi.com/wp-content/uploads/2011/05/yatirim-almadan-ise-baslamak-icin-10-ipucu-2.jpg"><img title="Yatırım Almadan İşe Başlamak İçin 10 İpucu" src="http://www.webrazzi.com/wp-content/uploads/2011/05/yatirim-almadan-ise-baslamak-icin-10-ipucu-2-225x150.jpg" alt="" width="225" height="150" /></a>3- Bedavaları Bulun</strong></p>
<p>Özellikle  yazılım konusunda bugün artık hemen her türlü uygulamanın ücretsiz bir  alternatifi var. Bunların bazılarında paralı seçenekler kadar gelişmiş  özellikler bulunmuyor olabilir ama ihtiyaçlarınızın büyük kısmını  karşılayacaktır. Ayrıca bu yazılımların pek çoğunda ücretini  karşılayabilecek duruma geldiğinizde geçiş yapabileceğiniz ve o eksik  kalan gelişmiş özelliklere sahip sürümler de bulunur. Reklam desteği  sayesinde ücretsiz olan uygulamaları araştırın. Emin olun ufak bir  araştırmayla ihtiyaç duyacağınız pek çok yazılımın ücretsiz en az bir  alternatifini bulacaksınız.</p>
<p><strong>4- Satın Almayın, Kiralayın </strong></p>
<p>Fakat  yine de bedavayı bulmak her zaman mümkün olmayabilir. Özellikle de söz  konusu fiziksel malzemeler olduğunda… Ama yine de satın almak tek  seçeneğiz değil. Eğer mümkünse kiralayın. Böylece başlangıçta toplu bir  ödeme yapmak yerine, işinizi büyütünceye kadar düşük harcama yaparak  ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz.</p>
<p>Eğer ihtiyaç duyduğunuz araç gereçler hem pahallı, hem de uzun süreli kullanıma uygunsa <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Finansal_kiralama">leasing</a> yapın.</p>
<p><strong>5- Hızlı hareket edin, Para Akışı Sağlamaya Odaklanın</strong></p>
<p>Bundan bir süre önce yayınladığımız <a href="http://www.webrazzi.com/2011/05/07/startup-anatomisi-infografik/">ilginç bir infografik</a>‘te  yeni kurulan teknoloji şirketlerinin %45′inin 6. aya ulaşmadan  kapandığına yer verilmişti. Bunun temel sebebi 6. ayda paraların suyunu  çekmesi. Bundan çıkartılacak ders ise hızlı olmak. Ürününüzü mümkün olan  en hızlı şekilde piyasaya sürün. Gereksiz detaylar ve geliştirmelerle  uğraşmayın. Bu aşamada “mükemmeliyetçilik” en büyük düşmanınız. Eğer  ürününüz ilk hazır olduğunda “bu haliyle kimse satın almaz” diyorsanız, o  halini ücretsiz sürüm olarak sunun ve hemen ücretli sürümü hazırlamaya  odaklanın.</p>
<p>6. ayı görebilmek için 6 aydan önce para kazanmaya  başlamış olmanız gerekiyor. Ürününüzü hak ettiği değerden daha ucuza  satmak için bu ilk 6 aydan daha uygun bir zaman yok. Gerekiyorsa ürün  satışına %50 indirimler başlayın ve para akışı sağlayın. Bir tavsiye  sistemi kurun ve ürününüzü sizin yerinize duyurarak satışını  sağlayanlara karşı cömert olun.</p>
<p><strong>6- Büyümeyi Kontrol Altında Tutun</strong></p>
<p><a href="http://www.webrazzi.com/wp-content/uploads/2011/05/yatirim-almadan-ise-baslamak-icin-10-ipucu-3.jpg"><img title="Yatırım Almadan İşe Başlamak İçin 10 İpucu" src="http://www.webrazzi.com/wp-content/uploads/2011/05/yatirim-almadan-ise-baslamak-icin-10-ipucu-3-225x168.jpg" alt="" width="225" height="168" /></a>Parasız  işe başlamak, bir süre hassas mali dengelerle yola devam etmek anlamına  gelir. Büyümek her ne kadar çok cazip görünse de her zaman en iyi durum  olmayabilir. Büyümeyi kontrol altında tutmaya çalışın. Gerekiyorsa  belli bir noktada, bir süre satışı durdurun ve var olan müşterilere  odaklanın. Büyümenin gelir artışı yanı sıra çoğu zaman masrafların da  yükselmesine neden olabileceğini unutmayın.</p>
<p><strong>7- Kaynakları Paylaşın</strong></p>
<p>Evden  çalışmak mümkün değilse veya evden çıkmak zorunda kalırsanız tek  başınıza bir ofis tutmak yerine, mümkünse ofisi paylaşabileceğiniz  birilerini bulun. Böylece önemli gider kalemlerinden birinin yükünü  azaltmış olursunuz. Ayrıca ofis paylaşımı, eleman paylaşımına da yol  açabilir. İlk etapta tam zamanlı bir sekreter yerine, vaktinin bir  kısmını size ayıran bir sekreter işinizi görmez mi?</p>
<p>Kaynaklarını  paylaşmanın diğer bir yolu da barter, yani takas yapmak. Sunduğunuz  servis veya ürünün karşılığında ihtiyaç duyduğunuz başka bir şeyi size  sağlayacak birileri olabilir mi? Bu sayede örneğin tanıtımızı düşük  maliyetle gerçekleştirebilir, kırtasiye masraflarınızı azaltabilir veya  ulaşımınızı bedavaya yakın bir seviyeye çekebilirsiniz.</p>
<p><strong>8- Ek Gelir Üretin</strong></p>
<p>6.  aydan sonrasını görebilmek için birinci koşul sağlıklı bir para akışı  sağlamak ama bunu sadece yeni işinizle yapmak zorunda değilsiniz.  Örneğin internet üzerinde iş yapan pek çok firma başlangıçta müşterilere  web sitesi yaparak ek gelir elde etmeyi deniyor. Ana işiniz bu olmasa  da, asıl işinizi tek başına ayakta kalabilecek hale getirene kadar bu  tip yan işlerden gelir elde etmeyi deneyebilirsiniz. Bir işe  girişiyorsanız muhtemelen konunuza son derece hakim olmalısınız. O zaman  bu konuyla ilgili danışmanlık vermek çok iyi bir fikir olabilir.</p>
<p>Eğer  işinizi hayata geçirmeye karar verdiğiniz sırada bir yerde  çalışıyorsanız mutlaka hemen istifanızı vermek zorunda değilsiniz. Boş  vakitlerinizi değerlendirerek başlayın, zaman planı yapın ve kendi  işinize tüm zamanınızı ayırmak için en uygun zamanı belirleyin.</p>
<p>Ayrıca teşvik ve destekleri gözden kaçırmayın. Eğer daha önce okumadıysanız, <a href="http://twitter.com/#%21/ekimnazimkaya">Ekim Nazım Kaya</a>‘nın bu konuyla ilgili son derece faydalı <a href="http://www.webrazzi.com/2010/12/13/girisimcilere-destek-tesviklerden-faydalanma-onerileri/">şu yazısına</a> mutlaka göz atın.</p>
<p><strong>9- Parayı Akıllıca Kullanın</strong></p>
<p><a href="http://www.webrazzi.com/wp-content/uploads/2011/05/yatirim-almadan-ise-baslamak-icin-10-ipucu-4.jpg"><img title="Yatırım Almadan İşe Başlamak İçin 10 İpucu" src="http://www.webrazzi.com/wp-content/uploads/2011/05/yatirim-almadan-ise-baslamak-icin-10-ipucu-4-225x148.jpg" alt="" width="225" height="148" /></a>Cebinizdeki  her kuruş son derece önemli. Düşük sermayeli işinizde ufak bir yanlış  harcama her şeyin berbat olmasına neden olabilir. O yüzden parayı akıllı  harcamaya çalışın. Örneğin şirket kuruluşu (özellikle de sermaye  şirketlerinin kuruluşu) maliyetli bir işlemdir. Şirketi fatura  keseceğiniz zaman kurun, bu sayede düzenli pek çok ödemeyi de fatura  kesmeye yani para kazanmaya başladığınız zaman başlatmış olursunuz. Eğer  işiniz imkan veriyorsa kurulumu çok daha kolay ve ucuz olan şahıs  işletmesi ile işe başlayın. (<em>Not:  Bu konuda farklı görüşler veya özel durumlar olabilir. Bu anlamda kendi  tecrübelerime göre aktardığım bu değerlendirmeyi de dikkate alarak, son  kararı mali müşavirinizin yönlendirmesiyle vermek çok daha sağlıklı  olacaktır. Özel durumlara bir örnek olarak yazının <a href="http://www.webrazzi.com/2011/05/15/yatirim-almadan-ise-baslamak-icin-10-ipucu/#comments">alt bölümünde yer alan</a> “amarat” rumuzlu okurumuzun yorumunu okumanızı tavsiye ederim</em>)</p>
<p>Muhasebecinizin  ne kadar önemli olduğunu unutmayın. Mümkünse burada biraz paraya kıyıp  gerçekten güvenebileceğiniz bir muhasebeci ile çalışın. Eğer finans ve  muhasebe konularında uzman değilseniz, işin en riskli olan bu kısmında  sizi en doğru şekilde yönlendireceğine güveneceğiniz bir muhasebeciniz  işinizin kaderini değiştirebilir.</p>
<p><strong>10- Günde 25 saat çalışın</strong></p>
<p>Eğer  başlangıç sermayenizi arttırmıyorsanız dayanacak süreyi uzatın. Günde 8  saat çalışmak genel bir standart olabilir ama sizin için durum çok  farklı. Kendi çalışma saatlerinizi arttırmak tek başına yeterli  olmayabilir. Çalışan elemanlarınız varsa çift vardiyaya geçmeyi  değerlendirin.</p>
<p><strong>Bonus – Pazarlamada Ustalaşın </strong></p>
<p>Eninde  sonunda konu pazarlama ve satışa geliyor ve ne yazık ki bu en yüksek  maliyetli alanlardan biri. İşinizi sizden daha iyi kimse bilemeyeceği  için, onu anlatmak konusunda kendinizi geliştirmeniz her şeyi  değiştirebilir. Ücretsiz pazarlama kanallarında ustalaşın. Sosyal  medyayı nasıl etkili kullanabileceğinizi öğrenin. Arama motoru  optimizasyonuna hakim olun. Ve belki de en önemlisi sunum yapma  konusunda bir uzman olun…</p>
<p><em>Kaynak:<a href="http://www.webrazzi.com/2011/05/15/yatirim-almadan-ise-baslamak-icin-10-ipucu">Webrazzi</a></em></p>
<p>Bu yazı <a href="http://www.askinyildiz.com/yatirim-almadan-ise-baslamak-icin-10-ipucu/">Yatırım Almadan İşe Başlamak İçin 10 İpucu</a> Aşkın Yıldız tarafından yazılmış olup: <a href="http://www.askinyildiz.com">Aşkın Yıldız'ın Kişisel Bloğunda</a> yayınlanmıştır.</p>
<h4>İlgili Etiketler:</h4><ul><li><a href="http://www.askinyildiz.com/yatirim-almadan-ise-baslamak-icin-10-ipucu/" title="8 adımda pazarlama planı">8 adımda pazarlama planı</a></li><li><a href="http://www.askinyildiz.com/yatirim-almadan-ise-baslamak-icin-10-ipucu/" title="marka olmak">marka olmak</a></li><li><a href="http://www.askinyildiz.com/yatirim-almadan-ise-baslamak-icin-10-ipucu/" title="pazarlama planı örneği">pazarlama planı örneği</a></li><li><a href="http://www.askinyildiz.com/yatirim-almadan-ise-baslamak-icin-10-ipucu/" title="pazarlama planlaması örneği">pazarlama planlaması örneği</a></li><li><a href="http://www.askinyildiz.com/yatirim-almadan-ise-baslamak-icin-10-ipucu/" title="sekiz adımda pazarlama planı">sekiz adımda pazarlama planı</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.askinyildiz.com/yatirim-almadan-ise-baslamak-icin-10-ipucu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
<!-- This Quick Cache file was built for (  www.askinyildiz.com/feed/ ) in 0.79895 seconds, on Feb 6th, 2012 at 3:47 pm UTC. -->
<!-- This Quick Cache file will automatically expire ( and be re-built automatically ) on Feb 6th, 2012 at 4:47 pm UTC -->
